İstanbul’un Sismik Gerçekliği

İstanbul… tarih boyunca imparatorluklara başkentlik etmiş bir şehir. Ancak bu kadim metropol, aynı zamanda bir doğa gerçeğiyle de baş başa: Marmara Fayı. 1999 Gölcük Depremi’nden beri bilim insanları İstanbul’da büyük bir depremin yaklaştığını vurguluyor. Kandilli Rasathanesi, 2030’a kadar %65-70 olasılıkla 7.0 ve üzeri bir depremin olabileceğini tahmin ediyor.

️ Geçmişten Ders Almak: 1999 ve 1766 Depremleri

  • 1999 Gölcük Depremi: 7.4 büyüklüğünde. Resmi kayıtlara göre 17 binden fazla can kaybı. İstanbul’un Avcılar gibi bölgeleri ciddi şekilde etkilendi, çünkü zemini yumuşak ve yapı stoğu dayanıksızdı.

  • 1766 İstanbul Depremi: Tarihi kaynaklara göre büyük yıkıma neden oldu. Topkapı Sarayı’ndan Galata’ya kadar pek çok yapı hasar aldı. Marmara Denizi’nde tsunami benzeri su hareketleri bile raporlandı.

Bu örnekler, İstanbul’un bir “deprem şehri” olduğunu açıkça gösteriyor. Asıl soru şu: Hazır mıyız?


⚠️ Neden Hâlâ Yeterince Hazır Değiliz?

1. Yapı Stoğunun Durumu

İstanbul’da 1.1 milyon bina var. İBB’ye göre yaklaşık 200 bin bina “ağır riskli” kategorisinde. Her yeni depremde bu riskli binalardan bazıları çöküyor.

2. Telekomünikasyonun Çöküşü

1999’da olduğu gibi, büyük bir depremde telefon hatları ve internet altyapısı ilk çöken sistemler arasında oluyor. Hatlar aşırı yükleniyor, baz istasyonları zarar görebiliyor. Bu da:

  • Yakınlarımıza ulaşamamak

  • Acil durum hizmetlerine erişememek

  • Yanlış bilginin hızla yayılması

gibi sonuçlara yol açıyor. Bu yüzden uydu telefonları, telsiz sistemleri ve SMS odaklı uygulamalar çok kritik.

3. Kentsel Farkındalık Eksikliği

Birçok insan deprem anında ne yapacağını bilmiyor. Acil durum çantası, toplanma alanı bilgisi, bina çıkış planı gibi konularda hazırlık eksikliği hâlâ çok yaygın.


️ Alınması Gereken Hayati Önlemler

Bireysel Önlemler:

  • Deprem çantası hazırlayın: Su, enerji barı, el feneri, yedek pil, düdük, hijyen malzemeleri, ilaçlar.

  • Mobilyaları sabitleyin: Kitaplık, buzdolabı, TV gibi ağır eşyalar sallanma sırasında ölümcül olabilir.

  • Toplanma alanınızı öğrenin: e-Devlet veya AFAD üzerinden erişebilirsiniz.

Teknolojik Önlemler:

  • AFAD Acil” gibi uygulamalar telefonunuzda yüklü olsun.

  • Ailenizle SMS protokolü belirleyin: “Ben iyiyim – Şişli” gibi kısa mesajlarla iletişim kurun.

  • Powerbank her zaman dolu dursun.

Kurumsal ve Kentsel Ölçekli:

  • Yıkılacak binaların tespiti ve hızlıca tahliyesi.

  • Fiber hatların korunması ve yedek iletişim sistemleri (drone baz istasyonları, mobil kuleler).

  • Okullarda, AVM’lerde, işyerlerinde düzenli tatbikatlar.


Sonuç: Zaman Şimdi

İstanbul için bir sonraki büyük depremin zamanı değil, hazırlığı konuşulmalı. Bu bir korku değil, gerçeklik. Bilgi ile korkuyu yenebiliriz. Önlem ile felaketi durduramayız belki ama kayıpları minimuma indirebiliriz.

Deprem doğaldır. Ölüm, ihmalin sonucudur.

Son Yazılarım

Geçtiğimiz günlerde Beşiktaş MKM Kültür Merkezi Atilla İlhan Salonu’nda düzenlenen 4. Uluslararası […] […]
İstanbul’un Sismik Gerçekliği İstanbul… tarih boyunca imparatorluklara başkentlik etmiş bir şehir. Ancak […] […]
Toplum Aynasında Birey: Kaos mu, Düzen mi? Platon, ideal toplumun adaletle yönetilen […] […]
X